“Ege’yi çıkartan doktora geri götürün anne!”

veya, “Ege’yi çöpe atalım anne” veya “Al Ege’yiiii koyyy çuvaallaaa sallaaaa sallaaa vur duvaraaa” ..

Ege 11 aylık. Can 3 yaş 11 aylık. Aralarında tam 3 yaş var.

“İdeal” yaş aralığı dedik, Can’ı gözümüzde “büyüttük” -her anlamda-. Ve sevgili okur, bu işin bu kadar zor olacağını hiç hesaba katmadık. Daha doğrusu kat-a-mazdık. Meğerse böyle durumların yaratabileceği hacmi olay olmadan tahmin etmek – anlamak mümkün değilmiş.

IMG_0433

Can hastaneye gelip de çakır gözlü yenidoğan’a bakıp: “Anne bunun gözleri mavi, burnu da küçücük” deyince ağlamıştım.. Aynı hastanenin başka şubesinde sen de böyle gelmiştin kollarıma 3 sene önce be oğlum demek istemiştim. Can’ı büyüten ve “ağbi” kategorisine geçiren Ege’yi de alıp eve geldik sonra.

İlk zamanlar “Aaa canım ne çabuk alıştı” diyorduk. Sanırım ben aksini düşünmek istemiyordum. Evet ne zamanki Ege 3 aylık oldu, o gün bugündür evde kardeş kıskançlığına dair bir çok sahne yaşadık. Bu bazen üzerine abanmak, bazen yanağını sıkmak, bazen ısırmak, en çok da elindekini çekmek olarak çıkıyor karşımıza..

Bir keresinde “Asansöre Ege’yle binmeee anneeee” diye iki göz iki çeşme ağladığında, hissettiği “acı”yı ben de içimde hissettim. Romantik olsun diye demiyorum. Ama şu kardeş kıskançlığı meselesinde en unuttuğum nokta Can’ın gerçekten canının acıdığı.. Bu seriye bir kaç yazıyla daha devam edeceğim..

Uzman diliyle: Kardeş kıskançlığını anlamak ve anlatmak için genelde şu benzetme kullanılır: En büyük aşk (terk edilme veya kayıp) acınızı düşünün.. Şimdi onu bin ile çarpın. İşte büyük çocuğun hissettiği böyle bir kayıp ve acı. Tabii ki her çocuk bu kadar büyük hacimlerde yaşamayabilir bir çok etken nedeniyle (yaş aralığı, cinsiyet gibi). Ancak biliyoruz ki “kardeşini kıskanmak” normaldir, beklenir ve çocuğun canını acıtır.. Kimi söyler, kimi söylemez, kimi belli eder, kimi etmez.. Ama o duygu oradadır, siz bundan ne kadar kaçınmak isteseniz de.

Çocuğu bu yeni duruma “hazırlamak” tabii ki önemli ve faydalıdır. Ama çocuğunuzu duruma hazırlayabilirsiniz, hissedeceği duygulara değil.. Duyguların ise doğru ve yanlışı yoktur. Duygunun kendisi vardır. Evet bazı duyguları ifade etmek, baş etmek, taşımak zordur.. İkinci çocuğunuz dünyaya geldiğinde ve kardeş kıskançlığı sizin evinizi de ziyaret ettiğinde kapıdan kovalamayın, buyur edin, anlamaya tanımaya çalışın..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s