Çocuk Eğitiminde Yeni Bir Yaklaşım: #direngezi

IMG_2141Parka ilk gidenlerden değiliz. Onuncu günde turist gibi gidenlerdeniz, açık olayım.

Evde facebook başında takip edip, gördüklerimize daha doğrusu göremediklerimize inanamayıp, sonra devam eden günlerde de inanamayıp kendimizce direnişe destek olmaya çalışıyoruz.

Aktif aktivist olamama mazeretimizi fırsata dönüştürme 🙂 kararı aldık biz de..

Şuradan başlayayım anlatmaya. Tam Gezi’ye yapılan ilk müdahaleden önce Can Spiderman dergisi almış ve içinden de bir tabanca çıkmıştı. “Silah almayalım” dan, bu duruma geldik kabul…

Sonra eşim Can’ı aldı yanına oturttu: “Demek ki artık tabancaları ve silahları merak ediyorsun. O zaman beni çok iyi dinle” dedi. “3 tane kuralımız var. 1, Silah bir oyuncak değildir. 2, İleride silahın olursa kimseye doğrultmayacaksın, 3, Olur a eline bir gün gerçek silah geçerse taşırken yere doğru tutacaksın”.

Can dinledi, dinledi.. ardından göz ucuyla baktığı Halk TV’de gördüklerini göstererek “Bu polisler o zaman çok yanlış şeyler yapıyorlar anne” dedi..

İşte o anda başladı yeni akım ebeveynliğimiz:  #direngezi yaklaşımı…

Olan biteni anlattık.

Şiddet görüntülerinden kaçınmaya çalıştık.

“Niye ağaçları kesiyorlar anne?” üzerinden konuştuk, konuştuk… İnsanları, hakları, özgürlüğü, sorumluluk almayı anlattık…

Sonra geçen akşam “Kendi kararlarımı kendim verebilirim anne, ısrar da etsen olmaz!” noktasına geldik (Hoş konu yemek üzerineydi ama öyle güzel ifade etti ki kendini hani yani saygıyla eğildim karşısında)

#direngezi yaklaşımı ebeveynliğin tüm Türk ailelerine hayırlı uğurlu olmasını diler, bu anarşik (!) nesli sevgiyle kucaklarım…

Uzman diliyle: Direnişin başladığı ilk 5 günde yaşadığımız stresi hatırlıyor musunuz? Hani uyuyunca ihanet ediyormuşuz hissi ile el ele giden stresi? Bir şeylerin kökten değişmeye başladığının sinyalini almanın sorumluluğunu. İşin toplumsal stres/ travma ve bunların çocuklar üzerindeki etkisi konuşulmalı, ben de yazmak istiyorum. Ama “çocuklarımız şiddet içeren haberler gördü travmatize oldular” gibi bir dille değil. Tüm bu yaşananların yansımalarının nasıl olabileceği hakkında..

#direngezi ebeveynlik yaklaşımı çoktan hayatlarımıza girdi. Belki kendinizde büyük bir değişiklik olmadı, belki bu sadece bana özel bir durum. Ancak biliyoruz ki toplumsal dönüşümü başlatan bireysel tüm hareketler, bir süre sonra suya atılan taşın halkaları gibi etki alanlarını genişletirler. Ve bu etki alanı başlarsa bu nesil;

-daha çok soran, sorgulayan bir nesil olabilir.

-kendine dayatılana başkaldırabilir.

-sınırlarını iyi çizebilir.

-özgürlüğün tanımını  “başkalarınınkinin başladığı yerde durmak” klişesinden kurtarıp yepyeni tanımlar yaratabilir.

Hepsinden önemlisi de FARKLI olanla yan yana yaşayabilir…