Çocukluğun “an”larını “anı”ya dönüştürmek “an” meselesi..

arasta

Çok afili bir başlık oldu 🙂
Ama tam anlatmak istediğimi anlatıyor. 9, yazıyla DOKUZ günlük “tatil”in ardından tabii ki yorgundum.. Bunun hakkında da bayağı bir söylendi içimdeki çocuk. Sultanahmet’e gezmeye gitmiş, kalabalıktan kahve alamamış, istediğim tatlıcıda tatlı yiyememiş, Can’ın ısrarlarına dayanamayıp çakma ve bence felaket gözüken bir Örümcek Adam kıyafeti almış, içimdeki çocuğu ise çekiştire çekiştire eve getirmiştim.. Bunu da ayrıca yazacağım. Nitekim benim içimdeki çocuk mutsuzsa o anneden hayır gelmiyor.

Neyse, bayram, tatil oldu bitti.. Pazar akşamı yatmadan önce Can’la konuşuyoruz. Bu konuşmada Can’ın dikkat edip kendine “anı” olarak aldıkları benim hiç fark etmediklerimdi.. Ben anne olarak işin ” faaliyet” kısmına takılmışken, Can gördüklerini anlattı. Topkapı Sarayı’nın önünde gördüğü çakma Sultan’a “Hani dinozorlar gibi mi yok oldu padişahlar?” demesi, sıkma meyve suyu mekanizmasını incelemesi ve aniden koşmaya başlayan esnafın neden “zabıta”dan kaçtığını sorması, kardeşinin elinden tutup “Bak Ege bu tramvay, hani bizde var ya onu gerçeği” demesi… Anne babalık, yapmayı ve olmayı hedeflediklerinizin yanında dikilip kendiliğinden olanı izleyebilme sanatı gibi büyük bir laf edeyim.. Ne de olsa anne babalık edilen büyük lafları yutma sanatı da bir yandan :))

Uzman Diliyle: Çocuklar anı biriktirir. Bu anılar yaşantı anlarının toplamıdır aslında. Siz planlayıp zor bilet bulduğunuz bir gösteri için onu kolundan çekiştirirken, O o sırada asansörün nasıl yukarı çıktığıyla ilgilenebilir. Siz de asansörle değil, gecikmekte olduğunuz gösteriyle ilgilenmesi için onu uyarmaya başlarsınız. Aslında “anı” olan o “an”dır. Annesiyle asansöre binmesi, babasına gösterdiği dinazor şekilli buluttur “anı”. Çocukluk anıları etkinlikler, aktiviteler, gösteriler, kurslar değildir. Ancak anılara giden yol bunlardan geçer.
Çocukluğunuza ait hatırladığınız mutlu zaman dilimlerine bakın, hatırlamaya çalışın. Hatırladığınız, muhtemelen kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan duygular veya bir ilişkiye dair içinizi ısıtan karşılıklı bir akışın olduğu anlardır. Ebeveyn olarak, çocuğunuzun çocukluk anılarına yapacağınız en büyük katkı, onun gözünün baktığı yere doğru bakmak ve size hevesle anlatacaklarına kulak kabartmaktır..

Reklamlar

Çocukluğun “an”larını “anı”ya dönüştürmek “an” meselesi..” üzerine 3 yorum

  1. Seçil öyle güzel anlatmışsın ki, ebeveyn olarak biz varılacak hedefe oldaklanırken, onlar yolculuğun tam da kendisine kanalize durumdalar. Aslında biz büyüklerin alması gereken önemli dersler var, keşke çocuklarımız gibi algılayabilmeyi başarsak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s