Evlilik aşkı, çocuk evliliği öldürür…

Çamaşır sepetine sığmayanlar katlanmak üzere romantik bir film anı bekliyor..

Çamaşır sepetine sığmayanlar katlanmak üzere romantik bir film anı bekliyor..


mü?
öldürmez mi?

öldürmezse ne yapar?
süründürür mü?

Bekarlar ve çocuksuzları korkutmadan anlatmanın bir yolu olmalı.
Korkutma dediğime göre korkulacak bir şeyler var.
E var, yalan değil..
Korkulacak değil belki hazırlıksız yakalanılacak diyelim..

“Amaan biz bebeğimizi her yere yanımızda götürdük”, “3 aylıktı Hindistan’a gittik”i kast etmiyorum.. Hatta kast etmediğim tam da bu.
Ne?
“Çocuğun” biçtiği rol; “anne ve baba” olma dışında var olmaya çalışmak.
Daha doğrusu bunu sürdürebilmek.

Evliliğin aşkı öldürme planlarındaki uşak, çocuğun evliliği öldürme planlarında yerini zamansızlığa bırakıyor.

Evlilik aşkı, çocuk evliliği öldürmüyor.
Olup biten şey tek kelime ile; değişim.. Değişim ise ferah feza okyanus manzarasına açılan balayı süiti demek değil her zaman..

Bence bu güzel bir değişim :)

Bence bu güzel bir değişim 🙂


“İyi” değişim; sevgililiğe karı-kocalığı, karı-kocalığa anne babalığı eklerken altta kalanın canını çıksın demeden bir öncekini de var edebilmek -bence.

Uzman Diliyle: Başladığımız yerden devam edelim. Değişmeden durabilmek imkansızken hatta şimdi, şunu okuduğunuzda bile değişmişken “kurum ve rollere” rağmen/onların içinde değişmeden durabilir miyiz?

Hepimizin güvenli bir yere kaldırmak üzere emanet aldığımız bordo kapaklı uzunca defter, ve o defterin arka sayfasındaki “çocuk” haneleri sadece matbu bir işaretten ibaret değil. Hayat döngüsünün bir kayıt cihazı adeta bu defter.

Kayıt altında tutulan en önemli şey ise anılar. Evli iken “sevgili” formunda, anne baba iken “karı-koca” formunda anı geliştiremiyorsak, işte bir şeylerin ölmeye başladığı yer varsa, orasıdır.

Anı yaratmanın ise gündelik akışın içinde kendiliğinden olması neredeyse zor. Ev ve iş arasında geçen yol süreleri, çocukların beslenme-ödev-uyuma rutinleri arasında kırmızı güllü romantizm anları şöyle dursun, gerçek bir “eş sohbeti” etmek bile zor olabiliyor.

Bu yüzden de sevgili olarak anılarınız karı kocalığınız, anne baba olarak anılarınız karı kocalığınızla kol kola olsun. İşte o zaman bu yazının başlığı tehlikeli ve korkutucu değil, besleyici ve zenginleştirici çağrışımları duyurabilir bize..

Son bir soru: En son ne zaman baş başa yemek yediniz?

Reklamlar